Bir çift kumru
Yılları devirdiler
yan yana
Bir dut ağacının
gevrek dalında
Bir çift kumrudan
öğrendim
İnsanı teğet geçen
sadakati
Durum bu
Benim babamda kalmak
var
Kaldığı yere, dut
ağacı gibi kök salmak
Ama o kumru taşımaz
Annem mi
Annemin bağrında
gitmek var
Demlenir durur orada
Anneme bir kudret
verin de görün
Biraz unla, iki
yumurta…
Dut ağacına bile
kanat yapar
Artık tükettim
Benden ancak şiir
götürür bu keder
Bir parça hevesim vardı
kefenime katmaya
Onu da sahte
kumruları severek hiç ettim
Umudum vardı,
Ne dediğini bilmez
yarına
Kahrolsun, insanım
işte
Onu da düne feda
ettim
Aldırmadım, neyime
dünya
Dik durmaya ayıracağım
zamanı
Gözlerine bakmaya
harcadım, tükettim
Benden anca şiir
götürür bu keder
Sen, onu bile
yarınlarıma yem ettin
Gökte bir telaş vardı
Odamda sessizlik,
sanki tanrı
Kızıyorum kendime,
Dizlerimi dövüyorum
ama nasıl
Adam olmayacakları,
Yürüdükleri yoldan
belli
Gökte bir telaş vardı
Odamda çığlık,
durulmaz yankı
Asıl şimdi,
Şimdi sessizlik
kulaklarımın tanrısı
Feryatlarını
duymadığından belli
Ne zaman mutsuzluk
enselese beni
Yıldızlar yakışmaz
geceye
Ne zaman, zamanı
unutsam
Hatırlamak, keşkelere
gebe
Böyle olmaz,
Gitmek gerek dedikçe
kendime
Bir çift kumru öper
beni
Dut ağacı serinletir
öfkemi
Benim babam…
Gitmek nedir bilmez,
Kalmaktır verdiği
meyvesi
Annem mi...
Kök salıp kalmak her yiğidin harcı değilken ,gitmeye karar vermek daha da zor her şeyi geride bırakmak..
YanıtlaSil"Bir çift kurulan öğrendim. İnsanı teğet geçen sadakati " çok güzel bir ifade yüreğinize sağlık..