Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Temmuz, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Mandy 2

Sen Güzelliğin kaynakçası, Susulanların cesareti, Ömrümün en manidar detayı Nasılsın Mandy? Yokluğunla, Beni terbiye eden temmuzdayız Yokluğundan, Terbiyeyi terk ettiğim temmuzdayız Üşürsen aynaya bak, Yazdan medet umma Güneşin feyzisin Sen, bembeyaz aydınlanırken Seni siyahla kandıracaklar Onlara geceleri uyumadığımı söyle Bu onlara yeter, unutma Özlemim başını ağrıtmasın diye Sana geleceğim gün yutmayı düşündüm  Özlemi yutmayı düşündüm, Sana geleceğim günü, Hayal bile edemezken Bu uzaklık, Damarlarımda karıncalanıyor Bu yabancılık, Bana adımı unutturuyor Yokluk yine adınla başlıyor Mandy, Olmadığın yerler açlıktan kanıyor Ne büyük bir afrikayım sensiz Her gece Süreya'lar içimi kemiriyor İçim Mandy, içim diyorum  Senden alasının, Teğet dahi geçmediği içim... Buralarda deniz, Kıyıdaki kayaları dövmekten usanmış, Göller kan kırmızı bir renk almış, Çocuklar oyun nedir unutmuş, Kelebekler kanatlarından vurulmuş... Yokluğun, Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor Sevgili Mandy, Var olma...

Diş Kırığı

 Bu memleket Sokağa çıkarken, Gülüşünü evde unutanlarla meşhur Bu memleket Yırtık ayakkabısını giyip, Sağlam karton arayan çocuklarla meşhur Ne yiğidim ben, ne aşağılık Okşar gibi yapıp koparanların Kalır gibi yapıp gurbet olanların elindendi, Avucumdaki kelebeğin eceli Ne yiğidim ben, ne aşağılık Bir siyahı severim, bir de dişlerimi sıkmayı Bir kalmayı bilirim, Bir de kaldığımla savaşamamayı Bazı zamanlar kendimi severim Sonra siyah gelip alır aklımı Unuturdum dişlerimi sıkmayı Unutmak, mecbur kaldığında değil Sen istediğinde güzeldi  Nerden bilirim ben istemesini Dedim ya, Ne yiğidim ben, ne aşağılık Olsa olsa, Diş kırığı...