Sen
Güzelliğin kaynakçası,
Susulanların cesareti,
Ömrümün en manidar detayı
Nasılsın Mandy?
Yokluğunla,
Beni terbiye eden temmuzdayız
Yokluğundan,
Terbiyeyi terk ettiğim temmuzdayız
Üşürsen aynaya bak,
Yazdan medet umma
Güneşin feyzisin
Sen, bembeyaz aydınlanırken
Seni siyahla kandıracaklar
Onlara geceleri uyumadığımı söyle
Bu onlara yeter, unutma
Özlemim başını ağrıtmasın diye
Sana geleceğim gün yutmayı düşündüm
Özlemi yutmayı düşündüm,
Sana geleceğim günü,
Hayal bile edemezken
Bu uzaklık,
Damarlarımda karıncalanıyor
Bu yabancılık,
Bana adımı unutturuyor
Yokluk yine adınla başlıyor Mandy,
Olmadığın yerler açlıktan kanıyor
Ne büyük bir afrikayım sensiz
Her gece Süreya'lar içimi kemiriyor
İçim Mandy, içim diyorum
Senden alasının,
Teğet dahi geçmediği içim...
Buralarda deniz,
Kıyıdaki kayaları dövmekten usanmış,
Göller kan kırmızı bir renk almış,
Çocuklar oyun nedir unutmuş,
Kelebekler kanatlarından vurulmuş...
Yokluğun,
Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor
Sevgili Mandy,
Var olmamış, yaşanmamış
Tadılmamış ihtimaller kurcalıyor aklımı
Öyle hafifliyorum ki aklım senle dolunca,
Gözlerinden aşağı atsalar beni,
Ölmeyi ihanet sayarım sana
Oysa ölümü hak bildin bana
Ayağını basmadıysan o kaldırıma,
Orada peçete satan çocuğun hükmü mü var?
Açmadıysan evimin kapısını,
İçerde ölen mi var, kalan mı
Ne manası var?
Yorumlar
Yorum Gönder