Ana içeriğe atla

Mandy 2


Sen

Güzelliğin kaynakçası,

Susulanların cesareti,

Ömrümün en manidar detayı

Nasılsın Mandy?


Yokluğunla,

Beni terbiye eden temmuzdayız

Yokluğundan,

Terbiyeyi terk ettiğim temmuzdayız

Üşürsen aynaya bak,

Yazdan medet umma

Güneşin feyzisin

Sen, bembeyaz aydınlanırken

Seni siyahla kandıracaklar

Onlara geceleri uyumadığımı söyle

Bu onlara yeter, unutma


Özlemim başını ağrıtmasın diye

Sana geleceğim gün yutmayı düşündüm 

Özlemi yutmayı düşündüm,

Sana geleceğim günü,

Hayal bile edemezken


Bu uzaklık,

Damarlarımda karıncalanıyor

Bu yabancılık,

Bana adımı unutturuyor

Yokluk yine adınla başlıyor Mandy,

Olmadığın yerler açlıktan kanıyor

Ne büyük bir afrikayım sensiz

Her gece Süreya'lar içimi kemiriyor

İçim Mandy, içim diyorum 

Senden alasının,

Teğet dahi geçmediği içim...


Buralarda deniz,

Kıyıdaki kayaları dövmekten usanmış,

Göller kan kırmızı bir renk almış,

Çocuklar oyun nedir unutmuş,

Kelebekler kanatlarından vurulmuş...

Yokluğun,

Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor


Sevgili Mandy,

Var olmamış, yaşanmamış 

Tadılmamış ihtimaller kurcalıyor aklımı

Öyle hafifliyorum ki aklım senle dolunca,

Gözlerinden aşağı atsalar beni,

Ölmeyi ihanet sayarım sana

Oysa ölümü hak bildin bana

Ayağını basmadıysan o kaldırıma,

Orada peçete satan çocuğun hükmü mü var?

Açmadıysan evimin kapısını,

İçerde ölen mi var, kalan mı

Ne manası var?













Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Boya

Bendeki bu tufan, Senin yağmuruna değmedi Bunun hatırına, Hatırlasaydın beni nisanlarda Yahut bellemeseydin bana en uzakları, Güneş olmaya niyetlenirdim temmuzuna Tahammül, Aklımın orta yerinde astı kendini Taburesine çelme takan sen, Buna sebep aramaya korkan ben oldum Yazık... Kükresin şimdi boynumdaki urgan, Umurumda mı Yeterki tabureme ellerin değsin Sesin silik, izlerin bulanık Hafızamda eskiyen zerreni eşeliyorum Tanrı kabuklu yarayı sana, Uzun tırnakları bana vermiş  Sen bellemişken bana en uzakları Sen bensizlikle boyarken uzakları, Hoyratça kullanırken gözlerindeki boyaları, En asil siyahı bıraktın bana Ne kahve yapılıyor bu renkle sana, Ne de seni anımsatıyor bana Yemişim asaletini siyahın, Sensiz resim çizmez elim bir kere Kaldırdım attım aklımda bir köşeye  Artık renk değil bu, Sadece bir leke

Mandy

  Bilirsin Mandy, en iyi sen bilirsin Sana olan ezberim, En sevdiği oyuncağıdır yaramazın Bilirsin ne anıları tükettim, Ne gerçekleri süpürdüm aklımdan Sırf olman için tek hatıram. Olur ya bir gün Zaman yakama, Mecburiyet aklıma yapışırsa Ezberini çaldırırsam o gün En sevdiğim oyuncağımla öldür beni Renksiz bir aklın hatırlamasına, Yoktur artık lüzum   Ne çiçeği Mandy, Ne çiçeği sevgilim Sana ormanları bahşettiler Yüklere kantar oldu göğsüm Sana ormanları verdiler Sana, ormanları verdiler Gözündeki tabiatı önüne seremediğim gün Sana ormanları hak bildiler Bunaydı üzüntüm   Yokluk adınla başlar Mandy Açlık yetişir olmadığın topraklarda Cehennem ateşiymiş, Alevin atasıymış Yakarmış, yıkarmış Öyle diyorlar Baksana sen içime Yirmi yıl evvel kül olan bile yanmış Baksana sen içime Yoksun diye kaç cennet kendini asmış Cehennem ateşiymiş, Yakarmış, yıkarmış Ne cehennemi sevgili Mandy Bir kez olsun bak içime...