Ana içeriğe atla

Ağır Taraf

 


   Normalin kıyısına bile razıydım. Şartlar bana bir başka ihtimal vermedi. Bilmiyorum, haykırsam geçer mi? Bir evi eşyalarla doldurabilirsiniz, fakat yuva öyle mi? Öyle bir noktaya geldim ki, bu yuvaya bir fazlayım ben. Şimdi yuvamdan uzak, her geçen zaman eksildiğim bir yerdeyim. Hangi şehri, hangi köşesi… Ne fark eder. Sonuçta azaldığım her yer benim değil mi?

   Kedileri sevmeyi severim, farkında değilim ama içten içe kendimi ezmeye bayılırım. Kuşlar tepemde uçarlar, ben şehri terk ediyorlar diye ağlarım. Koca arazide yalnız bir ev görürüm, yüreğim parçalanır. Devrilmek söz konusu olduğunda ruhum baş gösterir. Ruhum olanca açlığıyla sevdalara dalarken, ben geçmişin tezgahındaki toz zerresi olmakla meşgul olurum.

   Kendime kaç sarılma biriktirdim bilmiyorum. Heybemi dolduruyorum ama kullanmaya cesaret bulamıyorum. Zar zor kabuğumda ufak bir delik açabildim geçen uzun yılların sonunda. Oradan dışarıyı seyrediyorum, bensizliğe aldırmadan dönüp duran dünyayı... Cesaretimi uyandırabildiğim tek husus bu, şu sıralar. Her gün biraz daha uzaklaşıyorum her şeyden, buna ben de dahilim. Ruhum ne zaman güzelliğin boynuna sarılacak diye düşündüğümde, ağlamak baş gösteriyor gözlerimde.

   Yine de ümidimi koruma çabası arıyorum daima. Bulduğumda seneler süren bir açlığı giderme telaşıyla hiç ediyorum ama, deniyorum işte. Bir gün olacak… Terazimde bir gün sadece ben ağır geleceğim. Sonra da ne ha(ya)lim varsa göreceğim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mandy 2

Sen Güzelliğin kaynakçası, Susulanların cesareti, Ömrümün en manidar detayı Nasılsın Mandy? Yokluğunla, Beni terbiye eden temmuzdayız Yokluğundan, Terbiyeyi terk ettiğim temmuzdayız Üşürsen aynaya bak, Yazdan medet umma Güneşin feyzisin Sen, bembeyaz aydınlanırken Seni siyahla kandıracaklar Onlara geceleri uyumadığımı söyle Bu onlara yeter, unutma Özlemim başını ağrıtmasın diye Sana geleceğim gün yutmayı düşündüm  Özlemi yutmayı düşündüm, Sana geleceğim günü, Hayal bile edemezken Bu uzaklık, Damarlarımda karıncalanıyor Bu yabancılık, Bana adımı unutturuyor Yokluk yine adınla başlıyor Mandy, Olmadığın yerler açlıktan kanıyor Ne büyük bir afrikayım sensiz Her gece Süreya'lar içimi kemiriyor İçim Mandy, içim diyorum  Senden alasının, Teğet dahi geçmediği içim... Buralarda deniz, Kıyıdaki kayaları dövmekten usanmış, Göller kan kırmızı bir renk almış, Çocuklar oyun nedir unutmuş, Kelebekler kanatlarından vurulmuş... Yokluğun, Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor Sevgili Mandy, Var olma...

Boya

Bendeki bu tufan, Senin yağmuruna değmedi Bunun hatırına, Hatırlasaydın beni nisanlarda Yahut bellemeseydin bana en uzakları, Güneş olmaya niyetlenirdim temmuzuna Tahammül, Aklımın orta yerinde astı kendini Taburesine çelme takan sen, Buna sebep aramaya korkan ben oldum Yazık... Kükresin şimdi boynumdaki urgan, Umurumda mı Yeterki tabureme ellerin değsin Sesin silik, izlerin bulanık Hafızamda eskiyen zerreni eşeliyorum Tanrı kabuklu yarayı sana, Uzun tırnakları bana vermiş  Sen bellemişken bana en uzakları Sen bensizlikle boyarken uzakları, Hoyratça kullanırken gözlerindeki boyaları, En asil siyahı bıraktın bana Ne kahve yapılıyor bu renkle sana, Ne de seni anımsatıyor bana Yemişim asaletini siyahın, Sensiz resim çizmez elim bir kere Kaldırdım attım aklımda bir köşeye  Artık renk değil bu, Sadece bir leke

Mandy

  Bilirsin Mandy, en iyi sen bilirsin Sana olan ezberim, En sevdiği oyuncağıdır yaramazın Bilirsin ne anıları tükettim, Ne gerçekleri süpürdüm aklımdan Sırf olman için tek hatıram. Olur ya bir gün Zaman yakama, Mecburiyet aklıma yapışırsa Ezberini çaldırırsam o gün En sevdiğim oyuncağımla öldür beni Renksiz bir aklın hatırlamasına, Yoktur artık lüzum   Ne çiçeği Mandy, Ne çiçeği sevgilim Sana ormanları bahşettiler Yüklere kantar oldu göğsüm Sana ormanları verdiler Sana, ormanları verdiler Gözündeki tabiatı önüne seremediğim gün Sana ormanları hak bildiler Bunaydı üzüntüm   Yokluk adınla başlar Mandy Açlık yetişir olmadığın topraklarda Cehennem ateşiymiş, Alevin atasıymış Yakarmış, yıkarmış Öyle diyorlar Baksana sen içime Yirmi yıl evvel kül olan bile yanmış Baksana sen içime Yoksun diye kaç cennet kendini asmış Cehennem ateşiymiş, Yakarmış, yıkarmış Ne cehennemi sevgili Mandy Bir kez olsun bak içime...