Ana içeriğe atla

(Acı)masız Öğretmen

   Kırıldın, parçalandın ve dağıldın. Bunların seni kuruttuğunu düşünüyordun, çünkü karamsarlığa boyun eğmek kanında var. Bu durumdayken, yaşantının seni kuruttuğunu düşündüğün yerin arka bahçesinde türlü çiçeklerin sulandığını nereden bilebilirdin ki?

   Her bir acı, bir başka acıyı doğurabilir veya doğurmayabilir, bu olasılık iki değişkenli ve düşünce biçimine bağlıdır. Bakış açın acıya boyun eğmekten çıkıp acıdan ders çıkarma noktasına geldiğinde, mutlak gelişimin seni yarınlar için yonttuğunu keşfedebilirsin. Bunu keşfettiğinde acıdan kaçmanın değil acı için cesaret pompalamanın daha anlamlı bir eylem olduğunu göreceksin. Orda bir yerde acı var diye yolunu çevirdiğin vakit, iradenin kimde olduğunu sormak isterim sana. Bir hayattan bahsedeceksen, bu hayatın tüm kontrolü senin elinde olmalı. Bir başkasının kontrolünde olan hayat, birkaç kilo et ve kemik taşımaktan öteye gidemez. Hamal değil cesur olmak gerek. Eğer bir şeyler taşımak konuşulacaksa, yalnızca doğru karar veren dinamik bir beyin söz konusu olmalı.

   Her acının bir fırsat olduğunu söylediğim anda gülünç duruma düşebilirim, şayet kontrol ve ilerleyişle ilgili problemler yaşıyorsanız tabi. Tam yeni bir şey öğrenecekken okuldan kaçıp konfor alanınıza kurulursanız, ihtiyaç duyduğunuz anda bilgisizlik yüzünden geldiğiniz yönün tersine gitmeye mahkum olursunuz. Yön değiştirmek bilinçli bir tercih olmalı, aciz bir mahkumiyet değil. Mahkum olduklarınıza bakın, hemen ardında acıdan kaçan bir zihin göreceksiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mandy 2

Sen Güzelliğin kaynakçası, Susulanların cesareti, Ömrümün en manidar detayı Nasılsın Mandy? Yokluğunla, Beni terbiye eden temmuzdayız Yokluğundan, Terbiyeyi terk ettiğim temmuzdayız Üşürsen aynaya bak, Yazdan medet umma Güneşin feyzisin Sen, bembeyaz aydınlanırken Seni siyahla kandıracaklar Onlara geceleri uyumadığımı söyle Bu onlara yeter, unutma Özlemim başını ağrıtmasın diye Sana geleceğim gün yutmayı düşündüm  Özlemi yutmayı düşündüm, Sana geleceğim günü, Hayal bile edemezken Bu uzaklık, Damarlarımda karıncalanıyor Bu yabancılık, Bana adımı unutturuyor Yokluk yine adınla başlıyor Mandy, Olmadığın yerler açlıktan kanıyor Ne büyük bir afrikayım sensiz Her gece Süreya'lar içimi kemiriyor İçim Mandy, içim diyorum  Senden alasının, Teğet dahi geçmediği içim... Buralarda deniz, Kıyıdaki kayaları dövmekten usanmış, Göller kan kırmızı bir renk almış, Çocuklar oyun nedir unutmuş, Kelebekler kanatlarından vurulmuş... Yokluğun, Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor Sevgili Mandy, Var olma...

Boya

Bendeki bu tufan, Senin yağmuruna değmedi Bunun hatırına, Hatırlasaydın beni nisanlarda Yahut bellemeseydin bana en uzakları, Güneş olmaya niyetlenirdim temmuzuna Tahammül, Aklımın orta yerinde astı kendini Taburesine çelme takan sen, Buna sebep aramaya korkan ben oldum Yazık... Kükresin şimdi boynumdaki urgan, Umurumda mı Yeterki tabureme ellerin değsin Sesin silik, izlerin bulanık Hafızamda eskiyen zerreni eşeliyorum Tanrı kabuklu yarayı sana, Uzun tırnakları bana vermiş  Sen bellemişken bana en uzakları Sen bensizlikle boyarken uzakları, Hoyratça kullanırken gözlerindeki boyaları, En asil siyahı bıraktın bana Ne kahve yapılıyor bu renkle sana, Ne de seni anımsatıyor bana Yemişim asaletini siyahın, Sensiz resim çizmez elim bir kere Kaldırdım attım aklımda bir köşeye  Artık renk değil bu, Sadece bir leke

Mandy

  Bilirsin Mandy, en iyi sen bilirsin Sana olan ezberim, En sevdiği oyuncağıdır yaramazın Bilirsin ne anıları tükettim, Ne gerçekleri süpürdüm aklımdan Sırf olman için tek hatıram. Olur ya bir gün Zaman yakama, Mecburiyet aklıma yapışırsa Ezberini çaldırırsam o gün En sevdiğim oyuncağımla öldür beni Renksiz bir aklın hatırlamasına, Yoktur artık lüzum   Ne çiçeği Mandy, Ne çiçeği sevgilim Sana ormanları bahşettiler Yüklere kantar oldu göğsüm Sana ormanları verdiler Sana, ormanları verdiler Gözündeki tabiatı önüne seremediğim gün Sana ormanları hak bildiler Bunaydı üzüntüm   Yokluk adınla başlar Mandy Açlık yetişir olmadığın topraklarda Cehennem ateşiymiş, Alevin atasıymış Yakarmış, yıkarmış Öyle diyorlar Baksana sen içime Yirmi yıl evvel kül olan bile yanmış Baksana sen içime Yoksun diye kaç cennet kendini asmış Cehennem ateşiymiş, Yakarmış, yıkarmış Ne cehennemi sevgili Mandy Bir kez olsun bak içime...