Ana içeriğe atla

Beni Merak Etme Baba

   Beni merak etme baba, neyin var diye sorma bana. En derin, kabuk tutmayan yaram senken neyin var diye sorman tuz oluyor bu kanayışa. Sen varsın diyemiyorum. Yeni bir kavgayı kaldıracak sakinliğe sahip değilim artık. Aslında konu sen olunca baba, hiçbir şeye sahip değilim ben. Bir canım var o da ağlıyor senin iki gözünün önünde. Bunları görmek ne zaman nail olur sana bilmiyorum. Senin bana farkında olmadan yaptıklarını görmeni beklerken, kendimi yiyorum bana çok gördüğün her şeyin olduğu sofrada. Ben bir tek seni aşamadım baba. Kendimi bile geride bıraktım şu genç yaşımda ama seni aşamıyorum. Beynimin içindeki duvarlara çarpıp duruyor, rüyalarımda kabuslardan öteye geçemiyorsun. Gurur duymanı sağlayacak işler yapmam gereken zamanları, içimdeki seni tamir etmek için harcadım. Kendimi yaşamam gereken vakitleri, kendimi öldürmemek için sebep aramaya harcadım. On üç yaşındayken yırtık pantolonum veya tekeri patlayan bisikletim için ağlamak isterdim, bana olan davranışın için ağlamak değil. On üç yaşında kaç tane kitabım olduğunu düşünmek isterdim, kendimi senin tüfeğinle öldürmeyi değil. 

   Hakkını yiyemem, baskı ve acıyı bana o kadar sağlam işledin ki erken olgunlaşmak zorunda kaldım. Acı dediğimiz, hayatın içinden olan duygunun hatırı büyüktür bende baba. Çünkü en iyi dersleri acıdan öğreneceğimi bilirim. Ama senin verdiğin acı öğretmiyordu, parçalıyordu baba. Acının kıymetini biliyor olsam da parçalanmayı bu kadar hızlı ve keskin öğrenmek istemezdim. Ben seni kendimde aşamayacağımı gördükçe daha çok vazgeçtim. Seni tamir edemiyorum içimde, senin bana verdiğin ezilmişlik hissi sırtımda kambur. Seni affedebilmek için kalbimi kandırmaya çalışıyorum. Fakat senin dahil olduğun bir durumda başarılı olamayacağımı çoktan ezberledim. Çaresiz çırpınışlardan ibaret bunlar. Çaresiz olduğunu, çırpınırken farkediyor olmama rağmen devam ediyorum kanat çırpmaya. Sen elinde büyüttüğün kuşu tutarken öldürdün baba.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mandy 2

Sen Güzelliğin kaynakçası, Susulanların cesareti, Ömrümün en manidar detayı Nasılsın Mandy? Yokluğunla, Beni terbiye eden temmuzdayız Yokluğundan, Terbiyeyi terk ettiğim temmuzdayız Üşürsen aynaya bak, Yazdan medet umma Güneşin feyzisin Sen, bembeyaz aydınlanırken Seni siyahla kandıracaklar Onlara geceleri uyumadığımı söyle Bu onlara yeter, unutma Özlemim başını ağrıtmasın diye Sana geleceğim gün yutmayı düşündüm  Özlemi yutmayı düşündüm, Sana geleceğim günü, Hayal bile edemezken Bu uzaklık, Damarlarımda karıncalanıyor Bu yabancılık, Bana adımı unutturuyor Yokluk yine adınla başlıyor Mandy, Olmadığın yerler açlıktan kanıyor Ne büyük bir afrikayım sensiz Her gece Süreya'lar içimi kemiriyor İçim Mandy, içim diyorum  Senden alasının, Teğet dahi geçmediği içim... Buralarda deniz, Kıyıdaki kayaları dövmekten usanmış, Göller kan kırmızı bir renk almış, Çocuklar oyun nedir unutmuş, Kelebekler kanatlarından vurulmuş... Yokluğun, Kimsenin gözünün yaşına bakmıyor Sevgili Mandy, Var olma...

Boya

Bendeki bu tufan, Senin yağmuruna değmedi Bunun hatırına, Hatırlasaydın beni nisanlarda Yahut bellemeseydin bana en uzakları, Güneş olmaya niyetlenirdim temmuzuna Tahammül, Aklımın orta yerinde astı kendini Taburesine çelme takan sen, Buna sebep aramaya korkan ben oldum Yazık... Kükresin şimdi boynumdaki urgan, Umurumda mı Yeterki tabureme ellerin değsin Sesin silik, izlerin bulanık Hafızamda eskiyen zerreni eşeliyorum Tanrı kabuklu yarayı sana, Uzun tırnakları bana vermiş  Sen bellemişken bana en uzakları Sen bensizlikle boyarken uzakları, Hoyratça kullanırken gözlerindeki boyaları, En asil siyahı bıraktın bana Ne kahve yapılıyor bu renkle sana, Ne de seni anımsatıyor bana Yemişim asaletini siyahın, Sensiz resim çizmez elim bir kere Kaldırdım attım aklımda bir köşeye  Artık renk değil bu, Sadece bir leke

Mandy

  Bilirsin Mandy, en iyi sen bilirsin Sana olan ezberim, En sevdiği oyuncağıdır yaramazın Bilirsin ne anıları tükettim, Ne gerçekleri süpürdüm aklımdan Sırf olman için tek hatıram. Olur ya bir gün Zaman yakama, Mecburiyet aklıma yapışırsa Ezberini çaldırırsam o gün En sevdiğim oyuncağımla öldür beni Renksiz bir aklın hatırlamasına, Yoktur artık lüzum   Ne çiçeği Mandy, Ne çiçeği sevgilim Sana ormanları bahşettiler Yüklere kantar oldu göğsüm Sana ormanları verdiler Sana, ormanları verdiler Gözündeki tabiatı önüne seremediğim gün Sana ormanları hak bildiler Bunaydı üzüntüm   Yokluk adınla başlar Mandy Açlık yetişir olmadığın topraklarda Cehennem ateşiymiş, Alevin atasıymış Yakarmış, yıkarmış Öyle diyorlar Baksana sen içime Yirmi yıl evvel kül olan bile yanmış Baksana sen içime Yoksun diye kaç cennet kendini asmış Cehennem ateşiymiş, Yakarmış, yıkarmış Ne cehennemi sevgili Mandy Bir kez olsun bak içime...