Özlem… Bu duygunun
negatif mi pozitif mi olduğunu bizler belirliyoruz. Bakış açımız duyguyu
şekillendirip bize ya hüzün, ya coşku bahşediyor. Bir bakıma, en azından özlem
konusunda kişi kaderini kendi belirliyor.
Birini, bir şeyi
sevmek muazzam bir duygu. Zihnimizin o şeyle mesai yapması, hayatı ondan
ibaretmişçesine yaşayıp tatması çok keyifli bir heyecan. Bu heyecanı yakalamak,
yakalayınca bırakmamak için uğraşıp duruyoruz yıllarca. Kimimiz başarılı, kimimiz
başarısız olsa da, bu duygunun güzelliğini en derin yaralara sahip olanlarımız
bile inkâr edemiyor. Nihayetinde duygular cümbüşünde kaybeden tek taraf insan
oluyor. Özlem ve sevgi, bir başka kalbi ısıtmak için yol alıyor…
İyi veya kötü, bir şeyler yaşanıyor, duygular
insanları eskitiyor. Sonra bir başka insan, aynı duygular, farklı sonlar… Zaten
güzel tüm duyguların kamburudur son denilen. Bunun bilinci yok oluyor
duyguların üst seviyeye taşındıkları sırada. Haliyle son gelip çattığında,
insan olanca ağırlığıyla çakılıyor kendi derinliğine. Fakat son denilen nokta
göğsünüze yuvalandığında bile özlem sizi bırakmıyor. Kalbiniz soğuyana kadar
kahvaltılarınıza, izlediğiniz filmlere, yaptığınız spora, yalnız yürüdüğünüz
sokaklara eşlik ediyor. Türlü düşüncelerin barındığı zihninizde, simsiyah bir
nokta olarak oradan oraya taşıyor kendini. Siz onu fark edene dek tükenmiyor gücü.
Fark ettiğinizdeyse gücü tükenen siz oluyorsunuz. Önce ılık bir hüzün sofrasına
buyur ediyor o an, ardından özlediğiniz kişiye olan uzaklığınıza paralel olarak
bir mutluluk doğuyor içinizde. Dilerim o vakit sizin için mesafe, şah
damarınıza olan uzaklığınız kadar olsun. Aksi olduğunda, öğlen saatlerindeyken
bile güneş batıyor bir yürek için.
İnsan büyük
ihanetlere kurban gitse dahi bir başkasını sevmeye, özlemeye muhtaç. Sosyal
yaratıklarız, duygularımıza kulak vermezsek sağır bir hayat yaşarız. Böyle bir
hayatın tahayyülünü dahi göze alamaz hiçbir kalp. İçimizdeki coşkuya daima
kurban gideceğiz. Mutlak son pahasına, kısa zamanlara büyük duygular
yerleştirmek için tükenmeyen bir çaba sahibiyiz. Yeter ki kalbinize sahip çıkın,
köreltmeyin onu. Son olarak ne ha(ya)liniz varsa görün.
Yorumlar
Yorum Gönder